2015 Aşk Sözleri Mesajları

imagesBazen beklemek, bazen sabretmek,bazen huzur,bazen mutluluk,bazende acıdır aşk..

 

Sessizlik en çok da sen yanımdayken acıtıyor beni. Sözlerin başka kapıların dünyalarını aralayan anahtar. Konuş.

Ve biz seninle tarih boyu geç kalınmış aşkız, hiç vaktinde yetişemedik hayal kırıklıklarımızı taşıyan vapurun kalkışına..

Yaşamın kaynağı sevgi ise, eğer sevgi bir tutku, tutku bir amaç, amaç birşeyleri biri ile paylaşmaksa, paylaşmak

Aşk; rahat rahat yetişip bindiğin vapura erken mi kaldık? demektir.

Biliyordum, seni seviyorum derken yeni bir alfabe keşfettiğimi, kimsenin okuma yazma bilmediği bir kentte..

Eğer seni nasıl ve ne kadar sevdiğimi öğrenmek istiyorsan bana yeni bir dil bulmalısın çünkü sana olan sevgimi anlatmak için kelimeler bulamıyorum.

Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım.

Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü bugün de bitecek; ben seni yarın seveceğim çünkü..

Güneşi seviyorum diyorsun güneş açınca gölgeye kaçıyorsun. Yağmuru seviyorum diyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. Korkuyorum sevgilim

Kuyruklu yıldızlar vardır, dünyaya yetmiş yılda bir gelirler İnsanlar onu hayatı boyunca belki bir kez görürler Ben o yıldızı gördüm, o da sensin birtanem?

Benim için bir insanı sevmek onunla yaşlanmayı kabul etmek demektir. Ben seni seviyorum ve bir ömür boyu seninle olmak istiyorum.

Karanlık gecede önemli değildir yıldızları görmek. Gündüzleri yıldızları görmek marifet, aşık olmak önemli değil, bir ömür boyu sevebilmektir meziyet.

Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum.

Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen, bil ki o yalnız senin için yanan kalbimdir.

Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim. Bu güzel aşkımıza nokta koyma, sana kucak dolusu virgül getirdim.

Bir yağmur damlası seni seviyorum anlamı taşısaydı ve sen bana seni ne kadar sevdiğimi soracak olsaydın, inan ki birtanem hergün yağmur yağardı.

Körün ışığı, sağırın uğultuyu, toprağın suyu özlemesi gibi özledim seni.

Bir muammadır AŞK. Kiminin vicdanına atılan taş, kiminin fakir gönlüne katılan aş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır, AŞK.

İnan her günün sabahı gözlerimde senin gözlerinin görme umudu olmasaydı sevgilim hiç uyanmazdımm.

Sevgilisine sorar kız; beni ne kadar seviyorsun? Erkek, minik bir serçenin gözyaşı kadar seviyorum. der.. Kız, o kadar az mı seviyorsun? der.. Erkek, serçeler gözyaşı dök..

Aşk sevipte kavuşamamaktır. Eğer kavuşursan bir süre sonra o duyguları yitirdiğini göreceksin..

Sizin dediğiniz aşk; ayakta başlayıp yatakta biten.. Bizim bildiğimiz aşk; yürekte başlayıp mezarda biten.

Gülmek icin mutlu olmayı bekleme, belki mutluluk gülüşünde saklıdır. Sakın ağlayayım deme, belki bir yerde bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.

Aşk trafik lambaları gibidir. Yeşil ışıkta geçecek kadar aşık olursun. Ama sarıda hep bir engele takılma ihtimali için hazırlıklı olursun. Kırmızı ışık yandığında ise aniden duracak..

Ey gönül.. Aşkı arama.. İnan ki ararken kaybolursun.. Bulduğunda ya veli yada deli olursun.

Ben seninle bir çay bahçesinde çay içme ihtimaline aşık oldum ben seninle ıslanmiş kaldırımlarda yürüme ihtimaline aşık oldum ben senin beni sevebilme ihtimali

Adını aynalara yazamadım sinirden kırarım diye adını duvarlara yazamadım zalimin biri boyar diye adını kalbime bile yazamadım ben ölünce organlarım bağışlanırda sen başkasının olursun..

Bir gün yanına geleceğim. Bir elimde silah, bir elimde gül, ya o gülü alır benimle olursun, ya o silahı alıp beni vurursun.

İnsan hiçbir zaman aşık olmamalı ki hayatını yaşasın.

Anayasamızın 269. maddesine göre seni tutukluyorum kalbime kilitliyorum sakın kaçmaya çalışma çünkü seni seviyorum.

Senin kıymet verdiğin kişi eğer senin kıymetini bilmiyorsa, bırak kendi değeriyle kalsın.

Benden aşkı tarif etmemi beklemeyin. Çünkü edemem. Aşk tarif edilemez muhteşem bir duygudur.

Aşk sen, aşk ben, aşk özlem, aşk acı, aşk ölüm demek. Aşk, her an düşünmek demek. Ben aşkın uğruna ölümü göze aldım. Aşkın ne yeri ne zamanı ne de yaşı

Başka birinin yanında uyanıyorsun diye değil bu halim.. Sana benzeyecek bir kızım olmayacak diye bu haldeyim.

Aşk insanın hayatı boyunca yaşamadığı ilk defa yaşanılan bir duygudur. Bu eğer birine aşıksan sevdiğini gördüğünde kalbinde bir heyecan basar.

Seven çeker acısını sevmeyen ne bilsin. Bana aşktan söz etme sevmek kim sen kimsin.

Beni sevecek kadar deliysen, Hak edecek kadar mertsen, Yalan söylemeyecek kadar şerefliysen, Bende uğruna ölecek kadar yürekliyim!

Aşık olupta onun acısını çekene sorun aşk nedir? diye, aşkı boş sözlerle tarif edemezsiniz! Kalbin acı çekiyorsa anlarsın ancak aşkı..

Bazen rüyalarımda seni görüyorum, O zaman sana aşık olduğumu anlıyorum, Sana deliler gibi aşık oluyorum, Söylemek istiyorum ama söyleyemiyorum.

Bir kişiyi sevmek kolaydır, vazgeçmek zordur.

Seni seviyorum, fakat aklımla veya kalbimle değil. Olur ya akıl unutur, kalp durur. Bu yüzden seni ruhumla seviyorum. O ne unutur ne de durur.

Bazı Aşklar okyanus gibidir. Görmesemde sonun bir yerde bittiğini bilirsin, şimdi okyanuslar bile kıskanır sana olan sevgimi, görmesemde biliyorum sonunu sonsuza dek bitmeyecek…

Ya sevecek kadar yaklaş yada öldürecek kadar uzaklaş.. İki kör tanıyorum biri senden başkasını görmeyen ben, diğeri beni görmeyen sen.

Aşk dilin olupta konuşamamak, kulağın olupta duyamamak, ölüpte yerinden kalkmaktır.

Bir gün bana soracaksın: Ben mi? yoksa Hayat mı? diye, ben de hayat diceyeceğim. Bana küsüp gideceksin, ama hiçbir zaman bilmiyeceksin ki sen benim hayatım’dın.

Aşkı tarif edemez kimse sadece yaşanarak öğrenilir.

Tek bir bedduam var; “Sarıldığın her insanda beni hatırla”

Aşık olmam derken.. Gülüşün rezil etti beni..

Evet aşk kelimelere sığmaz anlatmak mümkün değildir. Ama hadi yaşayamıyorsan bunu nasıl anlıycaksın o zaman sözlerde olmasa yani dayanılmaz bu hayata çok teşekkür ediyoru

Aşk onunla benim baş harflerimiz demek. Aşk onunla benim fotoğraflarımız demek. Aşk onu düşündüğüm geceler, onu özlediğim her saniye demek. Aşk onu her gördüğüm..

Kül olmuş ateş yanar mı? Buz tutmuş su akar mı? Bu gözler seni gördü başksına bakar mı..

Bedenim kalbime ne kadar muhtaç ise kalbimde sana o kadar muhtaçtır sevgilim.

Sevmek o kadar güzel ki ama her zaman güzel değildir. Çünkü; aşk her zaman gerçek olmuyor.

Aşk dudaklarda kahkaha değil, gözlerdeki yaştır. Maksat sevgi uğrunda ölmek değil, uğrunda ölecek sevgili bulmaktır.

Herkes aşkını bilmeli görmeli sevmeli ki hayat aşk olsa herkes uçsa göklere çıksa dünyanın en güzel kraliçesi gelsede beni yine seni bulur seni severim.&nbs

Heyecanla yenilikler keşfediyorum kendimde. Aklımda dolanan bir sen varsın sevdiğim. Tacı sana verdim, kraliçesin gönlümde. İsmiyle uyandığım bir sen varsın sevdiğim. Canıma can kadar..

Eskiden karanlıktan korkar yağmurdan ürperirdim. Şimdi karanlıklar sırdaşım yağmurlar gözyaşım oldu..

Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır.

Ne geçmişe saplanıp kalacaksın, ne geleceğin düşlerini kuracaksın.. Ömür dediğin şu andır onu da hakettiğin gibi yaşayacaksın!

Artık günlerim günlerden uzun, gecelerim gecelerden yalnız. Seni sevdiğimden bu yana her acıyı tattım, Her çileyi gördüm hayatın her cilvesine alıştım. Yalnız senin yoklun..

Bir insana değerinden faza değer verirsen ye onu kaybedersin ya kendini mahvedersin.

Çakallar olsa ne yazar! Ya ölümüne severiz, yada tek kalemde sileriz! Tarihi biz yazdık.. Tarihtende biz sileriz.

Sevmek seviyorum demek değil, yüreğinde hissetmektir. Ve aşk yanında olanı sevmek değil, bazen gelmeyecek birini beklemektir.

Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, her şey olur da şu kalbim, bir tek sensiz olamaz.

Yardım etmek mi istiyorsun? O zaman dinle; yaşama sevinci getir bana çokça olsun çabuk tükenmeyenlerinden. İhtiyacım var bu ara unutmak üzereyim mutluluğu, unuttum sıcak bir çayın tadını, esen rüzgarın serinliğini, hadi durma öyle hatıralarımı canlandır, iyi olanları?

Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim açar açmaz duyayım kokunu. Sevda essin başak saçlarında, sesin yüzümü rüzgarla bulsun… Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, gelsin beni en koyu zulamda bulsun ve öyle bir mektup yaz ki sevgilim varsın ölümüm olsun.

Güneşi seviyorum diyorsun güneş açınca gölgeye kaçıyorsun. Yağmuru seviyorum diyorsun yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun. Korkuyorum sevgilim çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun!

Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki..

Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sanabulutlar kadar yakın olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek için.

Bulutlara yükledim hasretimi, rüzgarlarla yolladım sevgimi, yağmurlar yağdırdım gözyaşlarımla küçük melekler gönderdim seni öpmeye! Geldiler mi?

Gençliğine güvenip erken derken belki elveda bile diyemezsin giderken.

Sana yıldızlar kadar yakın olmak isterdim, her baktığında beni görebilmen için, sana bulutlar kadar yakın olmak isterdim, üzüldüğünde gözyaşlarını yağmur olup silebilmek için, sana sen kadar yakın olmak isterdim ki beni, seni sevdiğim kadar sevebilmen için?

Dünde, bugünde, yarında? Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım!

Sen benim hayatımda olduğun sürece, ne sen kimseye rakip ne de kimse sana rakiptir? Çünkü sen benim için daima teksin!

Güneşin doğduğu da bir gerçek battığı da, Kalbimin attığı da bir gerçek, günün bittiği de… Ne çıkar tüm gerçekleri saysak tek tek. Seni seviyorum, işte o en büyük gerçek…

Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam!

Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü bugün de bitecek; ben seni yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek!

Yedi ayrı iklimden yedi çesit arı getirseler, yedi çesit arı yedi ayrı çiçeği dolaşsa, yedi ayrı çiçekten bal yapsa senin kadar tatlı olamaz…

Biliyorsun her gökkuşağının bittiği yerde bir hazine saklanırmış. Gökuşağını takip ettim geçenlerde sende bitti… En değerli hazinemsin benim, canımsın.

Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine, gözlerin zamansız takılırsa, kulakların zamansız deli gibi çınlarsa bil ki bir yerlerde özlemişsindir beni

Acı ve hüzün bir yıldız kadar uzak, mutluluk gözbebeğin kadar yakın olsun. Umutların gerçek, gerçeklerin mutluluk, mutlulukların sonsuz olsun!

Önce düştüğümde kalkmayı, sonra aleve dokunduğumda acıyı, sevmeyi öğrendim, sevilmeyi her şeyi öğrendim de yalnız seni unutmayı öğrenemedim!

Seni sevdiğim kadar yaşasaydım; ölümsüzlüğün adını aşk koyardım…

Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana! Hani en güzel aşklar imkansız gelir ya insana, imkansız olduğun için tutkunum sana.

Rüzgar alabildiğine hırçın,yağmur alabildiğine inatçı, yüreğin ise onlara inat sanki bir liman, Tıpkı gözlerindeki huzur gibi…

Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yanlızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım

Eğer bir gün aşkın ölürse onu doğduğu yere göm kalbine !!

Ağlamak istiyorsanız asla yapmayın.Çünkü, bir yerlerde sadece sizin bir gülüşünüz için,Yaşayan birileri mutlaka vardır.

Yaşamak gecenin tüm karanlığına rağmen, Buğulu bir cama güneşi çizebilmektir.YAŞAMAK DİRENMEKTİR !

Sen en büyük sevgiyi hakedecek kadar mükemmel , Herkesin sevmeyi haketmeyeceği kadar özelsin.

Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna dizeceğim ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.

Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.

Aşkım yatağın, sevgim yorganın, Yüreğim yastığın olsun iyi uyu BİRTANEM !!

En koyu mavilikleri avucuna, En içten mutlulukları gözlerine, En derin sevgileri kalbine usulca bırakıyorum. Her zaman sevgiyle kal.

Sahiller dalgayı nasıl beklerse, Gökyüzü mehtabı nasıl özlerse, Kuru topraklar suya nasıl hasretse, Sende benim hasretimsin…

Ömrüme yetecek bir aşk ararken seni buldum. Şimdiyse aşkıma yetecek bir ömür arıyorum. Seni çok seviyorum…

Hadi uyandır beni söyle gördüğüm zamansız bir düş mü? Hadi git, uzaklaş, yokluğuna inandır beni. Gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten.

Seni unutmak için and içtim gözlerin geldi aklıma vazgeçtim.

Hayatta üç şeyi sevdim; seni, kalbimi, ümit etmeyi…Seni sevdim, sensin diye, kalbimi sevdim, seni sevdi diye, ümit etmeyi sevdim, Belki seversin diye..

Eğer birgün sevmek istersen önce kendini sev,Daha sonrada istersen beni,Ama beni; beni sever gibi değil kendini sever gibi sevmelisin, Çünkü ben seni öyle sevdim.

Sevgi bir yıldızdır yanıp sönen , Masmavi bir düştür gökyüzünde hiç ölmeyen , Sevenlerin mumudur sevgi , Eriyip de hiç bitmeyen.

Ne seni unutmak gibi bir çaba var yüreğimde,Nede aşkımı körükleyen bir rüzgar , Ne seni görmeden durabilecek kadar güçlüyüm, Ne de kaybetmeye dayanacak kalbim var.

Sen dünyaya sürgün bir meleksin .Ve ben seni o kadar çok seveceğimki .Bir daha cennetine dönemeyeceksin.

Sen en büyük sevgiyi hakedecek kadar mükemmel , Herkesin sevmeyi haketmeyeceği kadar özelsin.

Ya durgun olmalı deniz ; ya durmalı ya da kudurmalı, Sonuna kadar saplanamayacaksa hançer kınında durmalı , Seven ölene dek sevilmeyecekse baştan unutulmalı.

Bana kalsa gökyüzündeki tüm yıldızlar yerine bütün insanlara .Senin gözlerinde ışlıdayan bir çift yıldızı gönderirdim.

Kalbimi kırmak suya yazı yazmak kadar zordur. Kalbimi düzeltmek ise gece doğan güneşe dokunmaya benzer. Sen o suya yazı yazdın.Şimdi güneşin doğmasını bekle.

Seni düşünür , seni özlerim , Sevgilerin özlemlerin derinliğinde .Ne olur kır şeytanın bacağını birkez beni hatırla , Bir sonbahar serinliğinde..

14 Şubat 2014 Sevgililer Günü Kutlama Kartları

sevgililer-gunu-resimleri-kartlari614 Şubat Sevgililer günü, Sevgililer günü her sene 14 Şubat’ta kutlanır. 2014 Yılı Sevgililer Günü Cuma Günü’nü kutlanacak.

Sevgililer günündeki en yaygın uygulama eşe ya da sevgiliye verilen karttır. Bu kartlara sevgi mesajları, aşk şiirleri vs. yazılır.

Özellikle batı medeniyetlerinde, sevgilisi olmayanlar hoşlandıkları kişilere kart gönderir. Alıcı kişi, içinde genellikle “Sevgilim olur musun?  yazan bu imzasız kartın kimden geldiğini bulmaya çalışır.

 

 

 

 

 

 

Hasbihal Etmek…

hasbihalİnsanları tüm canlılardan ayıran en büyük özelliklerinden biridir. Konuşmak.
Aynı zamanda yine tüm canlılardan farklı bir beyine sahip olan insan için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır.
Konuşmak.
Kendini ifade etmede , isteklerini, dertlerini , ihtiyaçları duyurma ve belirlemede , diğer tüm insanlarla diyalog kurmada ,yaşamını idame ettirmede kısacası İnsanın hayatının neredeyse her alanında ve daha da önemlisi var olma sebeplerinden biridir.
Konuşmak.
Her insan konuşmasını ya kendi ana diliyle , yada yaşadığı yerde kullanılan lisan ile ,Yada birden fazla bilip öğrendiği lisan ile gerçekleşmektedir.
Konuşmak.

Elbette konuşmanın da kendi içinde türleri vardır.Konuşmak, Anlatmak, Sohbet Etmek, Muhabbet etmek, Hitap Etmek,vs gibi çoğaltabiliriz.Her biri çok farklı anlamlarda gerçekleşebilmektedir.
İnsanlarda Konuşma Eylemi,Dil organımızın yardımıyla, Akıl, Mantık ve Hislerin ortak kullanımıyla yada bazen sadece Akıl, bazen sadece mantık,bazen da sadece hislerin ifadesi Duygu etkileşimiyle değişik şekiller ve manalar alır.Öyle ki Dilden çıkan kelimeler le cümleler oluşurken aynı zamanda jest ve mimiklerimizle ( yani vücut dilimizle ) de konuşmamızı destekleriz.
Yukarıda saydığımız konuşma şekillerinden biride HASBİHAL ETMEK’tir

Hasbihal etmek;
diğerlerine göre çok daha anlamlı ve manidar olanıdır. Daha çok teke tek halleşme, dertleşme, iç dökme, duyguların kelimelerle ifade edilmesinde en içten , en samimi güven duygusunu arttıran, sadakati , huzuru,sevgiyi geliştiren ,riyasız, yalansız, ön yargısız,içe hoşluk veren, gönülleri rahatlatan,Akılları , duyguları en doğru biçimde ifade ettiren konuşma biçimidir.
Hasbihal..
En az iki fert ile başlayarak, bütün insanlığın gerçek huzur, gerçek Muhabbet, Özlenilen vefa duygusu,en içtenlikli bir sesleniş olan HASBİHAL yaşadığımız toplumlarda yaygınlaşmadığı sürece İnsanlığın gerçek bir lisana, gerçek bir konuşmaya, gerçek bir Huzura ve dahi saadete ulaşacağı zor gibi görünüyor..

Araf…

Kalbim Bedenim Ve Sen

7643210987655Yorulan kalbim değil benim, bedenim… Anlaşamıyoruz onunla uzun süredir. Hayret ediyorum bazen nasıl bu kadar cesur olabiliyor. Çektiklerim umurun da bile değil. O hep 18 yasında, hep coşkuyla bakıyor hayata ve izin vermemi bekliyor. İzin vereyim ki baştan ayağa sarsın bedenimi bir curcuna. Midemde kelebekler uçuşsun, acıktığımı hissetmeyeyim, etrafımdakilerin söylediklerini duymayayım dinlesem de anlayamayayım onları. O bunu seviyor.  Alıp gitmeyi beni, alıp ta geri vermemeyi.

Ne zaman dirensem kaybeden ben olmadım mı zaten? Yalan değil, kaçtım birçok kez tuzağından. Sonuç ne oldu peki? Onun dediği oldu. Girdabın ortasındaki gemi gibi ne kadar dümen kırsam da kaçamadım denizin dibini görmekten. Her seferinde verdiği büyük mutluluğun akabinde ezildim büzüldüm, kendimi küçük gördüm, kaçtım herkesten korkakça, ardından tekrar su yüzüne çıktığımda aynı film baştan başlamadı mı?

Bu kadar acının sefaletin ardından elinde kalan ne dostum. Bak geriye ne var elinde. Hiç bir şeyim yok…

Derdim hep yıllardır. Ama öyle değilmiş. Anladım bu kadar basit değilmiş.

Anladım…

Aşk büyütmüş beni yüceltmiş. Hayattan beklentilerimi, ne istediğimi görmemi sağlamış. Meğer her batışım da denizin dibinden elimde bir mücevherle çıkmışım ben. Meğer üzüldüğümü sandığım günler boyu büyümüş yüreğim, büyümüşte ne istediği anlar olmuş. İçindeki labirentler artmış kalbimin de, her önüne gelen hazineme ulaşamaz olmuş. Hak edemez olmuş sevgimi.

Hayır dostum hayır, söyledikleri gibi kötü değil aşk. Doğrudur her insanın farklıdır acıya dayanabilirliği. Ama baş etmesini öğrendiğinde görecektir sahip olduğu gücün kıymetini.

İnanmayın sakın söylenenlere, aşkını yaşayabilmek için ihtiyacın yok hiç kimseye. Aşkını adadığına hele hiç ihtiyacın yok. Bir gün uyanacaksın ve istemsiz döküldüğünde ismi dudaklarından acımayacak o yara artık dünkü gibi. Aksine acı yerini huzura bırakacak. Ve o gün geldiğinde dostum, o gün geldiğinde artık yalnızlık diye bir şey olmayacak senin için.

Demiyorum ki artık aklın fikrin tek kişide sabitlenecek. Sevebileceksin yine, yine baştan ayağa uyuşacak vücudun. Yine bir insan evladı alacak aklını başından, ama artık korkmayacaksın. Kalbin ne kadar cesursa sende o kadar cesur olacaksın. Yaşayacaksın aşkını dibine kadar ve bilsen de bir gün gideceğini ona gülümseyeceksin.

Gidecek nihayetinde…  Aksini iddia edene şaşarım. Gidecek senden bir gün fakat sen çoktan öğrendin aşkla baş etmeyi artık.

Sözüme güven dostum. Aşka kafa tutmayı öğrendiğinde mutlu olmayı da öğreneceksin. Gülümse şimdi Aşka ve tekrarla…

Senden korkmuyorum!

Gencay..

Kimse kızmasın kendimi yazdım.

untitledM.S bir sonbahar ayının son akşamlarının birinde ruhlar âleminin kapısından geçerek dünya denilen beldeye vazifeli olarak gönderildim. Doğduğum günden beri vazifem hakkında bana yön vermeye çalışan kurum ve kuruluşların itip kakmasına karşı isyan bayrağını açarak, doğruluğuna inandığım dünya görüşümle kendi belamı ya da Mevla’mı arama yolunu seçtim.

Çılgın, biraz deli, herkes kadar korkak ”el ne der” cümlesini umursamayan, yerine göre çalışkan, yerine göre tembel, parasızlığın dibini gören ama paradan da nefret eden, Allah’ın sevgisini umursayan, nasibi kadar yaşayan, özgürlüğünden, düşüncelerinden ve sınırlarından ödün vermemeye çalışan, hayal perest olarak görülsemde don kişotluğumu kimseye kaptırmamaya çalışan bir adamım.

Gereksiz samimiyet kurmaya çalışanlardan ve laubalilikten , sadakatsizlikten nefret eder, sadakati şahikalaştıran, aşık yüreklerin önünde tepeden aşağı hürmetle eğilirim.

Hayatı yaşayarak öğrenmeyi tercih etmiş olsam da kitaplardaki hayatlarla karşılaştıran, bunun içinde kendi çapında bir kütüphanesi olan, normal kimine göre de anormal, edebiyatı kendi yolunda ilerlemek için ışık olarak gören bir insanım.

Popularizmden nefret ederim. Kapitalizmden haz etmem, eski şarkılara ve eski askerlere hayranlık duyarım.

Menfaati gereği yenilik diye toplum değerlerini hiçe sayan vicdanı bozuk şerefsizlerin Taksim meydanına dikip gelen geçenin tükürüğüyle boğacağı zamanı iple çekiyorum.

Polyannacılık yapanların sülalesine küfreder hayatı geldiği gibi yaşarım acı ya da tatlı…

Eti çok severim ama insan eti yiyen ocak batıran iftiracı zümreden nefret ederim.

Egosunu katedral haline getiren, kendini dev aynasında gören hatta tanrıcılık oynayan, din bezirgânlığı yapan, insanları Allah ile aldatan, yumurtadan çıkıp çıktığı yumurtanın kabuğuna tüküren, Cem_i cümle, insan taklidi yapan iki ayaklı zümrenin üzerine işemek bana büyük bir haz vereceğini bilsem de tuvaletleri kullanmayı tercih ederim.

Bir gün elime sihirli bir değnek verilse dünyayı değiştirmeye çalışmam. İnsanları da… Eğer gidişatta hata varsa o hatayı kendimde aramayı tercih ederim.

Tabuların yıkıldığı günü ölmeden görmek en büyük idealim.Çay içmeyen adama asla güvenmem. İçki içenden hele ki sarhoş adamdan tiksinirim. Elimde olmayan nedenlerle Eski Roma’nın, Osmanlı’nın başkenti, Türkiye’nin en kalabalık şehrinde ikamet ediyorum. Filler gibi öleceğim memleketime gömüleceğim güne kadar. Hep iyi bir insan olmak için uğraştım. İnanıyorum ki bir gün ormanın derinliklerinde bir yerde şirinleri görebileceğim.

Velhasıl-ı kelam: bu dünya üzerinde her şeyi tadında bırakan, çoğu şeyinde tadını merak eden ama aşırılıktan ve haramdan kaçan  ölmek üzere sona giden ben; dünyanın gelip geçici eğlence ve oyalamadan ibaret olduğuna inanır, mahlası garip, yaşadı garip  toprağa gireceği güne kadar garip kalmışlara ve okuyanlara selam olsun der. Dualarıyla vesvası ve hannası def etmelerini yüce rabbimden niyaz ederim.

Kemal Tarık ” Kemal’in penceresinden”